Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 17th March 2010

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

yolun açık olsun Yolun Açık Olsun Tiyatro Oyunu: FKM Tiyatrosundan Bir İslami Oyun Daha Yolun açık olsun adlı oyun aslında seçimler ve hayatımıza etkileri üzerine islami bir sentez ve bakış açısı aktarıyor seyircilere. Şükrü Necati Şahin yönetmenliğinde, FKM Tiyatrosu tarafından sahneye konan oyun genel anlamda eğlenceli ve başarılı. Oyun içinde “Kırmızı Kitap”tan yapılan alıntılar, kavrama yabancı seyirciler için biraz soru işareti taşısa da oyunun akışını gölgelemedi diyebilirim.Roman toplulukta davasını temsil etme mücadelesi veren Hakan rolündeki Göker Murat, aslında fiziği ve duruşuyla oyun için biçilmiş kaftan gibi durmaktaydı doğrusu. Yolun açık olsun tiyatro oyunu içerdiği roman topluluk nedeni ile sıklıkla müzik ziyafeti de vermekte ve bu nedenle oyuncuların uzun süre klarnet ve darbuka eğitimi almış olduklarını öğrenmek ilginçti.
Oyunda Bediüzzaman Said Nursi’nin eseri olan Sözler’den alıntılar sahneye başarı ile uygulanmış. Zaten “Kırmızı Kitap” terimi ile bu eserlere gönderme yapmakta. Dünya ve Ahıret hayatında, seçimlerimizin etkilerini sergilemeye çalışan yolun açık olsun adlı oyunda sevgi, inanç sorgulaması karşımıza çıkmakta sıklıkla. Ama oyunun özü, karar almanın ve alınan aararda sebat etmenin zorluğu ve ağırlığı üzerine. “İnsanların tercihlerini çevreleri tetikler ama insanlar nihai kararlarını, inançları çerçevesinde verirler” ana fikrini sahneye taşımayı amaçlamış olan Yolun Açık Olsun adlı tiyatro oyunu hem islami tiyatro anlamında hem geleneksel Türk tiyatrosu anlamında ilgiyi hak ediyor.

Etiketler: , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 17th March 2010

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

markalı hava Markalı Hava Tiyatro Oyunu ve Tiyatro AdamMarkalı hava tiyatro oyunu, İngiliz yazar Ben Elton tarafından yazılmış oldukça eğlenceli bir kara mizah. Oyunda doğanın ücretsiz olarak bize verdiği herşeyin ambalajıp, paketlenerek nasıl tekrar para ile satıldığı üzerine vurgu yapılmış ve arabayı parketmek için para ödemek zorunda kaldığınız, içtiğiniz suyun bile pazarlandığı çağımızda başka hangi doğal ve ücretsiz olan kaynak, tüketici toplumuna para karşılığı sunulabilir gözler önüne serilmiş. Oyunda yeni yaratıcı pazarlama teknikleri bulmak için görevlendirilen ekibin hava’yı nasıl etiketleyip satışa çıkardığını görünce insan ekibe hak vermiyor da değil hani :) Kara mizah olarak güldüğümüz konular yakında satışa sunulursa hiç şaşırmam diyebilirim :)
Öyle ya pazarlama kurgusu hoş. Yüklü servete sahip insanlar, sıradan insanların soluduğu, otobüs şoförünün osuruğu, kaşınan köpeğin kıllarının havada uçuştuğu havayı mı kullanmalı? Bu servet onları bu sıradanlıktan kurtarmaya yetmeyecekse ne işe yarayacak? Bu segmentteki müşterileri hedef müşteri segmenti olarak seçen ekip, sonrasında tüm halka, belediyelere ve ülkeye, peşi sıra da dünyaya markalı havalarını satarken çin rekabeti ile baş etmeye de çalışacak :)
Tiyatro Adam ekibinde yer alan Fatih Koyunoğlu, yaratıcı pazarlama dahisi rolünü oldukça başarılı oynamakta. Yardımcısı rolündeki Deniz Özmen, iş dünyasındaki acımasız hırslı yardımcı ve dalkavuk yönetici adayı rolünü iyi oynamış. Fatih Koyunoğlu, aslında içindeki hümanizm nedeni ile yaptığı ürünü sık sık sorgulasa da patronu oynayan Aşkın Senol’ün dolduruşları ile ürünü devamlı geliştirmekten de geri durmamakta. Aşkın Şenol zaten çoğu tiyatro severin aşina olduğu başarılı bi isim. Reklam işinde ürünü halka sunan Ayça Aykut hem oyun performansı hem de fiziği ile oldukça dikkat çekiciydi. Bulunan slogan ” Aman dikkat! Başkasının havası içinize kaçmasın!” sloganı oyun boyunca sık sık karşımıza çıkacak.Volkan Girgin, sahneye çıktığı zaman sempatisi ile hemen dikkatleri üstüne toplamayı başarıyordu. Oyun sırasında attığı nutukta, o sırada koltuklarından kalkıp bir nedenle tiyatroyu terkedenlere spontane göndermeleri hoşuma gitti doğrusu :) Murat Karasu yönetmenliğinde sahneye çıkan Markalı Hava, kara mizah anlamında oldukça keyifli vakitler geçirebileceğiniz bir eğlencelik. Oyunda argo dil oldukça yaygın kullanılmakta olduğundan çocuklarınız için problem olabilir sanırım. Ama iş dünyasında şirketler için toplu bilet alınıp, pazarlama ve reklam birimlerini eğlendirmek ve teşvik etmek için götürülebilecek hoş bi oyun olduğu kanaatindeyim ;)

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 9th March 2010

Yorum Yok

Kategori: Müzik

istanbul sazendeleri göksel baktagir 300x199 Göksel Baktagir ve İstanbul Sazendeleri Dün gittiğim Göksel Baktagir ve İstanbul Sazendeleri konserinden inanılmaz keyif aldım. Dünya Kadınlar günü vesilesi ile konserin sonuna doğru ayrıca, kadın bestekarlar tarafından bestelenmiş 4 eserin konsere eklenmiş olması ve Ayten Ulutaş tarafından seslendirilmesi ayrı bi keyif kattı kanaatimce.
Kanun denilince Göksel Baktagir ismi dünya çapında bir üne sahip sahip olmasına ama Zeytinburnu Kültür Merkezi (ZKSM) salonunun ancak yarısı doldurulabildi :( Göksel Baktagir ve İstanbul Sazendeleri, daha önce Göksel Baktagir tarafından çıkartılmış albümlerde bulunan eserlerin yanında, İstanbul Sazendeleri üyesi diğer sanatçıların çalışmalarına da yer verdi. Konserin başlangıcı oldukça hızlı bir eserle başladı zaten. Böylece sanırım tüm izleyicilerin konsere katılımı sağlandı. Kanunda Göksel Baktagir, udda Yurdal Tokcan, kemençede Selim Güler, viyolonselda Emrullah Şengüller, kemanda Baki Kemancı, neyde Volkan Yılmaz ve vurmalı çalgılarda Oray Yay ve Bülent Elmas’ın yer aldığı İstanbul Sazendeleri, konser boyunca seyircileri coşturmayı başardı.
Kendi sözleri ile İstanbul Sazendelerini tanımlayacak olursak; Doğu’nun engin titreşimlerinde yedi perdenin ruhlara uzanan şifreleri gizlidir. Enstrümanların tınıları, notaların ardındaki derinliği fısıldar. Sazende, gönlünü tellere teslim eder ve yürekler musıkîyle coşar.
Göksel Baktagir ve İstanbul Sazendeleri ile enstrümanların lisanından kalbimizi fetheden tınıları hep birlikte dinleme zamanı…

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 9th March 2010

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

ne dersin azizim Ne Dersin Azizim Tiyatro Oyununda Aziz Nesin Aramızda Geçenlerde Küçükçekmece Cennet Kültür ve Sanat Merkezi içinde oynanan Ne Dersin Azizim adlı Yücel Erten yönetiminde ki oyunu izlemeye gittim. Oyun hakkında bilgiyi vermekten önce yorumla işe başlamak gerekirse mükemmel bir tiyatro oyunu ve performansı görüp eve keyifle döndüğümü belirtmem lazım. Oyunda emeği geçen herkese teşekkrüler ederek başlamalı yazıya.
Ne Dersin Azizim adlı bu Aziz Nesin eserlerinin uyarlaması olan oyun, her tiyatro severin mutlaka izlemesi gereken bi oyun kanaatimce. Aziz Nesin’e özgü muhteşem tespit ve taşlamalar her kesime göndermeler hem keyif veriyor, hem keder aslında :( Sonuçta Ne Dersin Azizim, yıllar öncesine ait durumları kafaya alır gözükse de, aslında geçen seneler içinde oyun tüm güncelliğini korumakta… Yine de, yaşanılan durumlar sahneye çok iyi uyarlanmış ve kederli halimize güldürmekten hiçbir an alıkoymuyor. “Ben güleyim yeter, gerisi bana ne kardeşim” diyenler için de, “Sanat, topluma birşeyler vermeli be kardeşim” diyenler için de oyun fazlası ile herşeyi veriyor kanaatimce.
Ne Dersin Azizim oyunu oldukça da uzun bir oyun, dolu dolu verdiği mesajları öyle kısacık bir zaman dilimine sıkıştırma telaşesi içinde değil. Dolayısı ile oyuna gittiğinizde, 3 saatten fazla bir süreyi kendinize ve beraber gittiğiniz kişilere hediye edeceğinizi unutmayın.
Ne Dersim Azizim oyunu çok güçlü bir selamlama ile başlıyor başlamasına ama öyle böyle değil. Taşlamada salondaki seyirciler de, sanatçılar da, siyasetçiler de, asker de, sivil de aslında halkın her kesimi yer alıyor. Her ne kadar sahnede ki 8 sanatçının hepsi “Merhaba!” diyerek sonlandırsa da dizeyi… Bir anda sıralananlar beyninizi açıyor bu “Merhaba!” dizelerine konu olan gruplarla… Ve oyuna güzel bir giriş yapıyor yönetmen…
Ne Dersin Azizim oyunu birbirinden bağımsız 9 öykü içeriyor ve özellikle son iki oyundaki belediye reisi seçimleri ve askeri ihtilal taşlaması benim favorilerim oldu diyebilirim. Bir tiyatro oyunu; güldürmeli, duygulandırmalı, eğlendirmeli ve düşündürmeli diyorsanız hemen kendinize ve sevdiklerinize bir iyilik yapıp Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenen bu oyuna yer ayırtın derim. Oyunun her dakikasında hem sahnedeki birbirinden değerli oyuncular hem de salonda bulunan seyircilerle bu tiyatro şaheserinin keyfini çıkartın.

Etiketler: , , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 3rd March 2010

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

yastık adam Yastık Adam Tiyatro Oyunu Mehmet Ergen tarafından Türkçemize çevrilen ve Martin McDonagh tarafından yazılan oyun yine Mehmet Ergen tarafından yönetilmiş. Geçen sene sezona giren oyun ilginçtir, barındırdığı tüm dehşet dolu hikayeler ve alıntılara rağmen, bir taraftan oyuncuyu rahatça güldürebilmekte. O nedenle “En Karanlık Komedi” mottosunu hak ediyor cidden de.
Yastık Adam oyunu aslında totaliter rejimde, bir karakolda yaşanabilecek bir sorgulama metodu ile karşımıza çıkmakta. Kısa hikayeler yazan Katurian Katurian Katurian (Serhat Tutumluer) geçimini bir mezbahada çalışarak sağlamakta ve günün birinde yayımlanmak umuduyla da yıllardır kısa hikayeler yazmaktadır. Sorguya alınma nedeni ise son zamanlarda işlenen bir dizi çocuk cinayetinde, Katurian’ın hikayelerinde rastlanan senaryoların örtüşmesi.
Yastık Adam oyununda bahse konu olan hikayeler hakikaten oldukça acımasız ve çocukların katli etrafında yoğunlaşmış ama bu oyunda insan, normal şartlarda dehşete düşmesi gereken bu senaryolara gülebilmekte ve bu tezatlar komedisi bu yönü ile benim çok başarılı bulduğum bir oyun oldu.
Yastık Adam oyunu oldukça da uzun bir oyun bu arada. Dolayısı ile “Bu akşam tiyatroya gideyim, çıkıştada filancaya uğrar geceye devam ederiz” modunda gidilebilecek bir oyun değil. Üç saati aşkın performans sizi şaşırtarak oyuna bağlayacaktır kanaatindeyim.
Oyuncuları oldukça başarılı ama benim şahsi görüşüm Katurian’ın kardeşi Michael rolündeki Murat Garipağaoğlu, bulunduğu sahnelerde oldukça etkileyici bir performans sahneledi.

Etiketler: , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 25th February 2010

Yorum Yok

Kategori: Kitap

limon ağacı kitabı Limon Ağacı Kitabı ve İsrail Filistin SorunuLimon Ağacı kitabını elime alalı aslında uzun zaman olmuştu olmasına ama, Pegasus Yayınlarından çıkan ve Engin Wank tarafından Türkçemize çevrilen ve Sandy Tolan tarafından kaleme alınan kitabı ciddi anlamda okumaya başlamam ancak geçen 2 haftada nasip oldu. Sebebi de Filistin Batı Şeria bölgesinden tanıştığım Nadeer adlı bir arkadaş oldu. Arkadaşımın yaşadıklarını dinledikçe Sandy Tolan tarafından önceleri bir radyo programı olarak hayata geçen Limon Ağacı adlı romanı almama rapmen okumamış olmama üzüldüm.

Limon Ağacı adı roman, yüzyıllardır Filistinde yaşayan Arap asıllı Beşir ile Nazi zulmünü yaşamış ve kurtuluş için yeni kurulmuş İsrail devletine göç etmeyi seçen Bulgar kökenli yahudi ailesinin kızı Dalia arasında başlayan arkadaşlık ve birbirini anlama mücadelesi ekseninde İsrail-Filistin sorununu olabildiğince tarafsız bakmaya çalışarak okuyucuya ulaştırmaya çalışmakta. Buna rağmen, oldukça karmaşık olan konunun anlatımı ve aktarımı zaman zaman sıkıcı olabilmekte. Yine de Limon Ağacı adlı roman sayesinde İsrail ve Filistinin yakın tarihine yolculuk yapmak oldukça kolaylaştırılmış. Her iki toplumun düşünce yapısı, yaşamları, çektikleri, korku, direniş ve umutları ancak bu kdar başarılı aktarılabilirdi kanatindeyim. Limon Ağacı kitabında okuyucu zaman zaman yoğunlaşan tarihi ayrıntılarla zaman zaman sıkılsa da kitabın tamamını okuma azmi gösteren okuyucular bir yahudi veya bir filistinli Arap gencinin düşünce yapısına ulaşma şansı yakalayacaktır.

Bahsetiğim gibi Limon Ağacı kitabını Nadeer adlı arkadaşımla tanışmadan önce okumuş olsaydım sanırım zaten keyifli olan diyaloğumuz daha da keyifli hal alacaktı burada kaldığı süreçte ama ülkemizin yakın çevresinde süregelen bu soruna ilk elden intibalar ile hakim olmak isterseniz, Limon Ağacı adlı romanı okumanızı tavsiye ederim.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 15th February 2010

Yorum Yok

Kategori: Eğlence, Müzik

nameistanbul nameIstanbul Konseri Geçenlerde yurt dışından gelen arkadaşlarıma klasik Türk müziği dinletme fikri ile nameIstanbul konserlerine bilet aldım. Klasik Türk müziği ve Türk tasavvuf müziği icra eden nameIstanbul grubunun performansı açıkcası oldukça etkileyici idi. Üzücü olanı sanırım, NameIstanbul konserine itibar eden kitlenin çok olmayışı idi :(
NameIstanbul, istanbul üzerine yazılmış en güzel eserleri yorumlamakla kalmadı, Türk tasavvuf müziği alanında da oldukça başarılı bir performans sergiledi. Programda olduğunu bilmemekle birlikte yabancıların görmek için yanıp tutuştuğu whirling derviş veya Mevlevi ayini eklentisi de oldukça başarılı oldu. Şu sıralar mevlevi ayini şov olarak gece hayatında yerini alsa da, burada ki gösteri bu gece şovlarının ötesinde bir güzellik oldu kesinlikle.
NameIstanbul gösterileri yurdun birçok yerinde sürmekte olsa da ne yazık ki çok tanınan bir grup değil. Pop kültürünün bombardımanı altında hergün bi yenisi çıkan yüzlere ve eserlere inat oldukça başarılı performansları ile klasik Türk müziği ve Türk tasavvuf müziği alanında oldukça saygın bir yer edineceklerini umuyorum.
NameIstanbul grubunun web sitesi de sunduğu klasik müzik ile ruhunuzu dinlendirecektir eminim. NameIstanbul grubunun websitesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 31st January 2010

Yorum Yok

Kategori: Hayat

Canlılar dünyası içinde transparan hayvanlar özellikle deniz derinliklerinde yapılan keşiflerde sıklıkla karşımıza çıkmakta olsa da, aslında canlılar dünyası için transparan hayvanlar deniz ile sınırlı değil yaşam alanları itibarı ile. Hani sıkı bir belgesel takipçisi olsanız da canlılar dünyası içinde burada tanıtımını yapacağım transparan hayvanlar birçoğumuz tarafından pek bilinmiyordur sanırım.

canlilar dunyasi transparan kurbaga e1264925900958 Canlılar Dünyası: Transparan HayvanlarTransparan Kurbağa:
Canlılar dünyası içinde Venezuelaya özgü bu transparan kurbağa, Cam Kurbağa olarak adlandırılmaktadır ve amfibyan türlerinden Centrolenidae ailesine aitdir. Genelde bu transparan cam kurbağalarının dış deri renkleri yeşil olsa da abdominal derileri transparan olabilmektedir. Bu saydam deri sayesinde türün, kalp, akciğer, mide gibi organları açıkca görülebilmektedir.

canlilar dunyasi transparan kafali balik Canlılar Dünyası: Transparan HayvanlarTransparan Kafalı Balık:
Canlılar dünyasındaki bu transparan hayvan deniz derinliklerinde bulunmakta ve Barreleye (Macropinna microstoma) adıyla anılmaktadır. Bu transparan balığın kafası transparandır ve gözleri de tüp şeklindedir. Canlılar dünası içindeki bu nadide türün ışığa karşı son derece hassas olan gözleri, transparan kafasının içinde bulunan ve kafa içinde kalkan görevi gören sıvı alanda, parlak yeşil lenslerle çevrelenmiştir. Yiyecek ararken bu gözler yukarı kalkmaktadır. Yiyecek yerken ise gözler ileriye bakmaktadır. Transparan balığın ağzının iki kenarında bulunan noktalar ise göz değildir, burun deliği görevi görmektedir.

canlilar dunyasi transparan kelebek Canlılar Dünyası: Transparan HayvanlarTransparan Kelebek:
Panama Meksika arasındaki bölgede, Orta Amerikada yaşamakta olan bu transparan kelebek türü Cam Kanatlı Kelebek adı ile anılmaktadır (Greta Oto). Kanatları içindeki damarlar arasındaki zar cam gibi durmaktadır.

canlilar dunyasi transparan murekkep baligi Canlılar Dünyası: Transparan HayvanlarTransparan Mürekkep Balığı:
Güney yarıküre okyanuslarında bulunan Cam Mürekkep Balığı (Teuthowenia pellucida) gözlerinin etrafında şefaf organlara sahiptir ve bu şeffa organlar herhangi bir tehlike altında yuvarlak bir top haline dönmesini sağlamakta ve düşmanlarından korunabilmesine olanak vermektedir. Deniz diplerindeki birçok canlı da benzer bir savunma mekanızması mevcut olsa da transparan mürekkep balığı şekliyle en ilgi çekenlerindendir.

transparan zebra balığı Canlılar Dünyası: Transparan HayvanlarTransparan Zebra Balığı:
Canlılar dünyasında varolmayan bu balık türü bilim insanları tarafından araştırma amacı ile geliştirildi. 2008 yılında türetilen bu transparan zebra balığı sayesinde hastalıkların gelişim süreci, tümör oluşumları çıplak gözle kolayca gözlemlenebilecek idi. Ve bu sayede hastalıkların gelişim süreçleri yakından takip edilebilecekti. Transparan zebra balığı Boston Çocuk Hastanesi araştırmalarında halen kullanılmaktadır.

transparan deniz anası Canlılar Dünyası: Transparan HayvanlarTransparan Deniz Anası:
Tüm okyanus ve denizlerde bulunabilen deniz anaları da gerek yüzey gerek derinliklerde varlıklarını sürdüren transparan hayvanlara iyi örnektirler. Bu resimde bulunan deniz anası Arctapodema 2,5 cm’lık boyutu ile transparan deniz anası örneklerinden.

Kaynak: Oddee

Etiketler: , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 18th January 2010

Yorum Yok

Kategori: İnternet Servisleri

bugmenot sifresiz internet erisimi BugMeNot ile Şifresiz Siteler: Kayıt Olmadan Şifre Girmeden Online Sitelere ErişimSiz de içeriğine bakabilmek, sadece bir konuyu öğrenebilmek için bir siteye üye olmak zorunda bırakılmaktan bıktı iseniz size çözüm getirecek bir webservisinin mevcudiyeti sizi sevindirecektir sanırım. Bugmenot adlı bu webservisi, içeriğine erişmek için kayıt ve şifre isteyen web sitelerine kayıt olmaksızın erişmeye imkan tanıyor. Tabii bunu yine sizlerden gelen destekle yapmakta. Şoyleki, internet kullanıcıları, üye oldukları ve artık kullanmadıkları web sitesi, forum, sosyal profil, arkadaşlık sitelerine ait bilgilerini bu siteye kaydediyorlar. Böylece aynı sitede işi olan insanlar, siteye üye olmaksızın, sizin girdiğiniz bu bilgilerle site içeriğine erişip işlerini halletme şansı yakalıyorlar.

Servis aslında NewYork Times’ın içeriğini üyeli hale gatirmesi üzerine kurulmuş ve o o zamandan beri de gayet başarılı bir şekilde kullanılmakta. Birşey okumak, indirmek veya incelemek için hiç içeriğini bilmediğiniz sitelerdeki formları doldurmadan önce bir uğrayıp bakmanızda yarar var bu siteyi. Birileri zaten site erişim bilgilerini doldurmuş ise hiç uğraşmayın ve bu bilgilerle ihtiyacınız olan verilere ulaşın. Yok sizden başka kimse henüz bilgi girmemiş ise, birkaç dakikanızı ayırın ve ihtiyaç duyduğunuz bilgi ve belgeye ulaştıktan sonra bu bilgileri bugmenot veritabanına girin ki birilerine faydanız dokunsun ;) Keyif dolu internet keşfi dileklerimle…

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 17th January 2010

Yorum Yok

Kategori: Haber, Hayat, Mutfak

1911 alkolsüz sarap 81x300 Alkolsüz Şarap Türkiyede SatıştaAlkolsüz şarap tanıtımını gördüm bugün IKEA’da. İlk defa aşina olduğum bir konsept idi alkolsüz şarap konsepti. 1911 marka bu alkolsüz şarap ürünü 750 ml’lik şişelerde satışa sunulmuş ve fiyatı 11,90TL. Standart bir kırmızı şarap görünümünde ama şarap eksperlerinin koku testlerinde çok başarılı sonuçlar alamayacağını düşünmekteyim. Buna rağmen alkolsüz şarap konsepti acaba Türkiye’de tutarmı sorusu aklıma gelmedi değil. Gerçi alkolsüz bira girişimi çok başarılı sonuçlanmadı gibi gözüksede, içki pazarının alkolsüz seçeneklerle zenginleşmesi faydalı olacaktır kanaatimce. Bu alkolsüz şarap ve genelinde alkolsüz içkiler konsepti, belediye tarafından işletilen işletmelerde de servis edilebilir belkide. Öyle ya, alkollü içki servisinin yasak olduğu bu müesseselerde alkolsüz şarap ve alkolsüz bira türü alkolsüz içkiler seçenek olarak sunulabilir tüketicilere. Heerljunga tarafından üretilen ve Türkiye’ye Serlog Servis ve Lojistik Hizmetleri tarafından ithal edilen 1911 marka alkolsüz şarap bakalım tüketiciler tarafından nasıl karşılanacak ve bu alkolsüz şarap, IKEA dışı satış kanallarında da satışa sunulacak mı? Alkolsüz şarap olarak tadı gerçek kırmızı şarap etkisi vermese de, farklı tadı ile bir müşteri kitlesi bulacağı kesin. Aslında bu alkolsüz şarap konseptini, dini bir konsept olarak algılamamak ta gerekiyor. Avrupada oldukça gelişen bir pazar olarak varlığını sürdürmekte ve hedef kesim de islami kesim değil yerel tüketiciler. Yine de Avrupada keşfedilen bu alkolsüz şarap ve diğer alkolsüz içecek türlerinin Türkiye gibi islami kesimin yoğun olduğu pazarlarda tutunma şansı da olabilir… Yeni yatırımcılara gündoğdu mu demeli? ;)
Alkolsüz şarap veya alkolsüz bira gibi alkolsüz içecekler nasıl yapılmakta peki? Benim aklıma bu soru gelince ufak bi araştırma yaptım. Aslında genel olarak 2 yöntem kullanılmakta alkolsüz içeceklerin üretiminde. İlk metod “Vakum Destilasyon” metodu ve bu metodda oldukça düşük sıcaklıklarda alkol, ana üründen uzaklaştırılabilmekte. Alkolsüz şarap ve alkolsüz bira gibi alkolsüz içeceklerin üretilmesinde kullanılan ikinci yöntem ise “reverse osmos” yöntemi. Bu yöntem aslında su arıtma cihazlarında yıllardır kullanılmakta. Bu yöntemde de sadece alkol gibi küçük parçacıkların geçebildiği gözeneklerden alkolün geçmesi sağlanırken hiç ısı kullanılmıyor ve tadın bozunması önleniyor ama genel anlamda alkolsüz içecek üretiminde kaybedilen bu alkol, kendisi ile beraber %2,5 oranında şekerin de uzaklaşmasına neden olduğu için, alkolsüz şarap ve alkolsüz bira gibi alkolsüz içki üretiminde ekstra bir şeker takviyesi gerçekleştiriliyor alkollü muadil içeceklerle benzer tadı yakalaması için.
Son olarak: Alkolsüz şarap, alkolsüz bira gibi “alkolsüz” sıfatına sahip içkilerin kanuni olarak alkolsüz sayılmasının nedeni; %0,5 veya altında alkol içermesi. Bu nedenle aslında alkolsüz şarap veya alkolsüz bira türü alkolsüz içkiler dini anlamda alkolden tamamen arınmış kabul edilemeyecek içkiler gurubunda varlıklarını sürdürecekler. İngilizcedeki “non-alcoholic” ile “alcohol-free” terimlerinin ikisinin de Türkçeye “alkolsüz” olarak çevrilebilmesi durumu tüketiciyi yanıltabilecek bir pazarlama taktiği olacakmıdır acaba?
Kaynak: Chow

Etiketler: , , , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 15th January 2010

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

yasar ne yasar ne yasamaz 300x199 Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz: Aziz Nesinden Bürokrasi Taşlaması Yaşar ne yaşar ne yaşamaz oyunu araştırma yapmadan gittiğim bir oyundu ve müzikal olduğunu görünce oldukça keyifli bir şaşkınlık yaşadım aslında. Oldukca sıcak kurgulanmış olan bu oyun, oyunda yarım posiyon lakabı ile anılan Müvlüt Demiryay’ın seyirciyle olan etkileşimi ile daha da keyifli bir hal almış :) Türk halkını aptal göstermesi nedeniyle aldığı tepki bi yana koyulacak olursa Aziz Nesin oldukça başarılı bir mizah yazarı ve eleştirmen zannımca. Gençliğimde oldukça fazla sayıda hikaye, şiir ve romanlarını okuduğum bir yazar. Oyununa gitmek epey geç nasip oldu. Yaşar ne yaşar ne yaşamaz oyunundaki bürokratik engeller, çok şükür Avrupa Birliği yolunda ilerleme çabasındaki ülkemizde, o derece traji-komik boyutlarda değil ama bir dönemin acı/tatlı gerçeklerine de Nesince bir kara mizah yapmadığını söylemekte olmaz. Herşeyi devletin bildiği, devletin yaptığı, halkın devlet için varolduğu bir toplumsal geçmişin kara mizahı olan yaşar ne yaşar ne yaşamaz oyununda oyuncuların başarısı oldukça iyiydi. Kalabalık kadrosuna rağmen her oyuncu gayet büyük keyif bırakabildi zannımca, seyirci üstünde.
Yaşar ne yaşar ne yaşamaz; huzurlu kasabasında bir okul kaydı ile hayatı allak bullak olan yaşar adlı bir delikanlıyı, bürokratik engellerle hayata bakışının nasıl değiştiğini, işine geldiğinde varlığını tanıyan ama işine gelmediğinde bürokrasinin her tür zorbalığını kullanmaktan kaçınmayan herşeyin devlet adına kanun olduğu bir yönetim biçiminde irdeliyor… ve bir masumun nasıl bir suçluya değişebileceğini sunuyor bizlere… hiç sıkmadan oldukça keyifli bir dille. Devletin verdiği yetkileri devlet adına halkı sömürme anlayışına sahip bir bürokrasinin sunumunu görünce yanımdaki genç arkadaşım, bir devlet memuru olarak, oldukça şaşırdı gerçi :) Öyle ya, çok şükür bu traji-komik kara mizah örneğindeki hikayeyi değil yaşamak/görmek, hayal etmekten bile uzak bir devirde görev yapmakta. Gerçi çokta masumlaştırmamak lazım bürokrasiyi ama… Görece iyileşme diyelim :)
Yaşar ne yaşar ne yaşamaz adlı Aziz Nesin imzalı, Kenan Işık yönetimindeki bu oyunu keyifle izleyeceğinizi tahmin ediyorum. Şimdiden iyi seyirler…

Etiketler: , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 10th January 2010

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

basit bir ev kazasi tiyatro oyunu e1263153034713 Günay Karacaoğlu ve Basit Bir Ev Kazası Tiyatro Oyunundaki BaşarısıBir gün önce Günay Karacaoğlu tarafından performansı gerçekleştirilen tek kişilik tiyatro oyunu olan Basit Bir Ev Kazası adlı oyuna gittim. Murat İpek tarafından yazılan ve yönetilen oyun, Günay Karacaoğlu tarafından o kadar başarılı bir şekilde sahnelendirilmiş ki, zamanın nasıl akıp geçtiğini anlamaya imkan yok. Basit Bir Ev Kazası, en yakın dostu beyaz sayfalarını her fırsatta doldurduğu günlüğü olan Solmaz rolündeki Günay Karacaoğlu ve onun aile, eş, kadın, sevgili, arkadaş ve aşk sorgulamasını genelde mizahın etkin gücünü kullanarak ama gerçeklerden de hiç uzaklaşmayarak inanılmaz keyifli bir dille aktarmakta seyirciye. Kız çocuğu olarak “çük” sahibi abisine göre devamlı ikinci planda olmak zorunda kalmış olduğu çocukluk döneminden; ilk istemeye gelen kişiye aşk sorgulaması yapmaksızın varması ve 15 yıl sonra günlüğüne yapmakta olduğu itiraflar, hayal dünyası ve gerçekleri aktardığı günlüğü ile karşımıza gelen Günay Karaca oyun genelinde askı ve mutluğu arayan Solmaz rolü ile olağanüstü bir performans gösterdi açıkcası… öyleki seyirciler oyundan bir an olsun kopma fırsatı yakalayamadı diyebilirim. Günay Karacaoğlu tarafından yorumlanan Solmaz karakteri aslında her ev kadınının günlük yaşantısında zaman zaman aklından geçenlere, düşlerine, isteklerine dair dile getiremediklerini cesurca dile getiriyor. Günay Karacaoğlu, Solmaz’ın dilinden, kadınların; aşka, evliliğe, aile kavramına ve genel olarak hayata bakışına bir ayna tutuyor. Bunu yaparken çoğu zaman güldürüyor, bazen de hüzünlendiriyor ama hiçbir an sıkmıyor…

Solmaz’ın Brezilya dizilerinden aşırtma hayal dünyasında Cennette Huri yerine Hayri arayışını ve hayal dünyasını sunan bu oyunu kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ederim ;) Emin olun ayırdığınız vakite fazlası ile değecek…

Etiketler: ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 28th December 2009

Yorum Yok

Kategori: Haber, Hayat

erkekler neden aldatır Erkekler Neden Aldatır?Amerikada yapılan bir araştırma diye başlayınca sanırım konu ciddi bir hal alıyor ama aslında ööle değil :) Aldatma üzerine yüzeysel bir araştırma bu ve amaç erkekler neden aldatır sorusuna cevap bulabilmek. Tabii bu sayede hem erkekler hemde kızlara aldatma ve aldatılma nedenlerini bilip uzak durmaları hakkında bilgi sunabilmek…
Başlıklar aslında bilinmedik şeyler değil. Her ne kadar Amerikan toplumu üzerinde yapılmış olsa da Türk toğlumunda da sebep-sonuç ilişkisi pek farklı değil gibi geldi bana.
İşte erkekler neden aldatır araştırmasında öne çıkan 8 sebep:

  1. İntikam: Erkekler, kız arkadaşları veya sevgililerinin eski erkek arkadaşları ile sıkı arkadaşlık ilişki kurmalarından rahatsızlık duymakta ve bazen bu olayı gözlerinde büyüterek aldatmalarına gerekçe gösterebilmekteler.
  2. Fiziksel Çekimin Olmaması: Önceleri çok önemsemedikleri fiziksel çekim özelliklerinin zamanla göze batması. Örneğin büyük göğüs ölçüsüne sahip tiplere ilgi duyan bir erkeğin, aslında hiçte o özelliği taşımayan kız arkadaşı ile kurduğu ilişki, zamanla fiziksel çekiciliğin ön plana çıkmasını engelleyemiyor ve erkek, byük göğüs ölçülerine yatkın bir partner bulduğunda ona yaklaşmayı tercih ediyormuş… Aslında ben Türk erkeğinin böyle bir seçiciliğinin olduğunu pek zannetmemekle birlite durum buymuş :)
  3. Dışarda Olma – Ulaşılamama Durumu: Sevgilisine ihtiyaç duyduğu anlarda ha bire iş seyahatlerinde, şehir dışında, gece mesaisinde bulunan yoğun çalışan diyebileceğimiz bayan arkadaşlarda, zamanla erkeğin aldatmasının yolunu açıyorlarmış. Erkekler özellikle haftasonları yalnızlıklarının çoğalması durumunda boşluğu başka birisi ile doldurma fikrine alışmaya başlamaktalarmış…
  4. Uzak İlişki: Büyük bir aşkla başlayan ama yaşam koşulları nedeni ile ayrı şehir veya bölgelerde ayrı ayrı yaşamaya çalışan sevgililer de, zaman içinde birbirlerine zaman ayırmayı bir külfet görmeye başlamaktalarmış. Yani hafta içi yoğun çalışmanın ardından sevgililerden birinin saatlerce yol gelip diğerine kavuşma seramonisi zamanla, “yaw bu yolu gelirken daha güzel/yakışıklı onlarca insanı her gelişimde neden es geçiyorum” sorgusunun doğmasına neden oluyormuş :) Ve bu fikir, aldatmanın yolunu açılıyormuş…
  5. Ortak Hedef Yoksunluğu: Sevgililerin ortak bir hedefle ilişkilerini güçlendirme çabaları bazen, sevgililerden birinin hedeften kopması halinde aldatmaya neden teşkil edebiliyormuş. İlginç bi durum ama verilen örnekte : Beraber gym’e başlayıp fit olma kararı veren çiftlerden erkek olanı bu hedefe yaklaştıkça, kilolarından kurtulamayan bayana karşı görüşleri değişime uğruyor. Diğer kadınların ilgisini çekmeyi başlayınca da özgüveni artıyor ve sevgilisi ile beraber olmaktansa yeni vücut yapısına ilgi duyan alternatiflere eğilim gösterebiliyormuş… Aman  kadınalr dikkat! Hedefleri seçerken dikkat :)
  6. Çok Fazla Tartışma/Kavga Yaşanması: Sevgililer arasında devamlı bir yüsek tansiyonun bulunması da bir başka etken oluyor aldatma için. Buna kimse itiraz edemez sanıyorum…
  7. Özgüven Bombardımanı Yaşatılması: Aslında tek eşli olan bir erkek, kendisine uzun süre yapılan asılmalarda, hele de asılan bayan çekici ise, pes edebiliyormuş. Bu kaçamaklar uzun süreli değil anlık gelişen ve tekrarlanmayan olaylar olabilmekte erkeğin sevgilisine bağlılık durumuna göre…
  8. Fantazilerin Gerçekleştirilmesi: Fantazilerden yoksun ilişkilerde de, ilginç, sıradışı fantazi sunan bir bayan olduğunda erkekler yelkenleri suya indirme yolunu seçebilmektelermiş…

Maddeler bu kadar. Erkekler neden aldatır araştırmasında aslında kadınlar erkekleri baştan çıkarmasa pek bişey olacağı yok biçok durumda diye bir sonuçta çıkmıyormu sizce? ;)

Kaynak: MSN

Etiketler: ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 25th December 2009

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

evlilige gelince tiyatro oyunu Evliliğe Gelince: Nurseli İdiz ve Can Gürzap TiyatrodaBu akşam Evliliğe Gelince adlı 2 perdelik komedi oyununu seyretmek için gittim tiyatroya. Evliliğe Gelince adlı tiyatro oyunu 2 ustayı bir araya getirmiş. Oyunda; Paul rolünde Can Gürzap, Content rolünde de Nurseli İdiz sahne alırken aile dostlarının kızı Katrin rolünü Burcu Gül Kazbek üstlenmiş. Zaman zaman oyuna dahil olan Yağız Tanlı da Content’in akademisyen arkadaşı rolünde çıkıyor karşımıza…
Leslie Stevens tarafından yazılmış olan oyun evlilik kurumunu irdelemekte ve monogami’yi sorgulamakta. Paul ve Kontent oldukça başarılı birer akademisyen ve birbirleri ile evliler… uzmanlık konuları da ilişkiler… E tabii uzmanlık alanı ilişkiler olan 2 akademisyenin birlikteliğinden de monogami temelli mutlu bir evlilik çıkmakta… Evliliğe Gelince oyununda Paul ve Kontent, dostları Nobel ödüllü bir yazar olan Nils Sveg ve kızı Katrin’i evlerinde konuk etmeye hazırlanmaktadırlar, ancak Katrin ziyarete yalnız gelir. 15 sene önce bıraktıkları saçları örgülü sıska kız çocuğu, karşılarına İsveçli bir güzellik ilahesi olarak çıkınca da monogami sorgulaması başlar. Oldukça modern olan 2 akademisyenin arası Katrin’in Paul’den çocuk yapma isteği üzerine yeni bir şekil almaya başlarken sorgulamalar ve hesaplaşmalar da başlar…
Evliliğe Gelince oyununda 2 büyük usta Nurseli İdiz ve Can Gürzap oyunculuklarını başarı ile konuşturmuşlar. Burcu Gül Kazbek de unutulmamalı. Gerçi Burcu Gül Kazbek oyunculuğu yanında fiziği ile de erkek oyuncuların ilgisine daha fazla mazhar oldu diyebilirim :)
Evliliğe Gelince adlı oyun aslında, oyuncuların akademisyen kimliklerini de kullanarak zaman zaman konferans moduna girmekte olsa da benim en çok ilgimi çeken aile içi özgüven ve dürüstlük oldu ;) Her ne kadar, oyun genelinde, erkeklerin hakkı yenmiş olsa da :) Türkiye de böylesi bir aile yapısı bulabilirmiyim pek emin olamasam da genelinde sıkıcı olmaktan uzak bir oyun olduğunu belirtebilirim. Gitmek isteyenlere keyifli seyirler şimdiden…

Etiketler: , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 25th December 2009

Yorum Yok

Kategori: Haber

internet bağlantı hızları 300x205 Internet Bağlantısı: Türkiye ve Dünya hangi hızlarda internete erişiyor?Geçenlerde internet bağlantısı üzerine bir grafik gözüme ilişti. Dünyanın çeşitli ülkelerinde internet bağlantı hızları karşılaştırılmış ve Türkiye her zamangi gibi bilişim sektöründe sonlarda olma başarısını göstermiş… Grafiğe göre Avrupada bizden daha düşük internet bağlantı hızına sahip 3 ülke var gözüküyor… İnternet bağlantı hızında Avrupa’da son 4 içinde olmakta fena birşey değil, ne dersiniz? Sonuncu olmamız ne zaman nasip olur bekleyip görecez sanırım :(

Etiketler: ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 19th December 2009

Yorum Yok

Kategori: Sanat

güneş ülke anadolu tuluyhan uğurlu Güneş Ülke Anadolu Konseri ve Tuluyhan UğurluTuluyhan Uğurlu oldukça etkileyici bir müzik ve görsel ziyafet hazırlamış Güneş Ülke Anadolu konserinde. Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini 2 saatlik görsel ve işitsel bir şölene sığdırmak mümkün değil tabii ki ama Tuluyhan Uğurlu, Güneş Ülke Anadolu konserinde oldukça kendinden emin ve başarılı bir yorumlama yapmış. Bu akşam ara vermeden gerçekleştirilen Güneş Ülke Anadolu konserinde Tuluyhan Uğurlu ve ekibi 90 dakika boyunca seyircileri coşturdu açıkcası.

Güneş Ülke Anadolu konserinde Tuluyhan Uğurlu eski Mısır kaynaklarından alıntı ile başlatmış slayt gösterisi ve konserine girişi… Bu söylenceye göre Eski Mısırlı’lar bilgiye erişmek için Anadolu’ya gelirler, burada yepyeni bilgiler edinerek kendi ülkelerine dönerlermiş. Bu nedenle Mısır’da Anadolu için “Güneş Bahçesi” terimi kullanırmış. İşte bu bilgi ile başlıyor Tuluyhan Uğurlu’nun Güneş Ülke Anadolu konseri ve o dönemin Mısır’la birlikte 2. büyük gücünü oluşturan Hitit’lerden günümüze kadar uzanan 10.000 yıllık tarih, kültür, felsefe, sanat etkileri muhteşem bir müzik ve o derece keyifli slaytlar eşliğinde seyirciyle buluşuyor.

Tuluyhan Uğurlu’nun Güneş Ülke Anadolu konseri 10.000 yıllık Anadolu tarihi serüveninin Cumhuriyetimize kadar getiriyor. Güneş Ülke Anadolu konserini izlerken hep aklıma keşke tarih dersleri de bu derece keyifli sunulabilse temennisi geçmedi değil. O muhteşem tarihte; gururlarına kimsenin söz geçiremediği Likya medeniyeti ve halkının teslim olmak yerine topluca kendilerini yakarak yok etmeleri, Adıyaman tepelerindeki Kommegana Krallığının Doğu ve Batının tanrılarını birleştirme çabaları ve Yurtta Sulh Cihanda Sulh anlayışı ilintisi, din ve inanç özgürlüğünün savunucusu Osmanlı İmparatorluğu gözünüzün önünde harika görseller ve muhteşem müzikle geçip gidiyor.

Şu ana kadar izleme fırsatı bulamadı iseniz, yurdun birçok yerinde gösterimleri devam eden Tuluyhan Uğurlu’nun Güneş Ülke Anadolu konserini takibe alıp zaman yaratmanızda büyük yarar var. Geçireceğiniz 90 dakikaya değeceğine emin olabilirsiniz.

Etiketler: ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 18th December 2009

Yorum Yok

Kategori: Hayat, Mobile World, İletişim

Bugün Rusya kökenli bir servise rastladım. SMSTrap. SMS tuzağı olarak çevirebileceğimiz servisin yaptığı iş ise web sitesinde çocuklarınızın yanlış diyaloglara girmesini takip etmek olarak özetlenmiş olsa da… Reklamlarına bakılınca asıl hedef kitlenin sevgililer olduğu açıkca söylenebilir… SMSTrap tarafından küçük bir yazılımın çocuğunuzun veya sevgilinizin veya kurbanın cep telefonuna yüklenmesi ise, bu şahısa gelen tüm SMS mesajlarının bir kopyası SMSTrap tarafından takibe alınıyor ve web tabanlı sisteminde takip etmenize olanak sağlanıyor. Tabii işin bir boyutu da hukuki boyut. Çocuğunuzu koruma güdüsü bir yana bırakılacak olursa; sevgilinizi takip etme veya bir başka insanı habersiz takip etmenin hukuki boyutu ne olacak tartışmalı. Yine de servis, cep telefonu dinlemenin sıradan bir eylem olduğu ülkemizde sanırım oldukça popüler bir kitleye ulaşabilecektir gibi duruyor.

Sanal iletişimin oldukça yaygın kullanım metodu olan SMS ile iletişim bakalım yakın gelecekte bu tür programlar ile ne tür bir boyut alacak. Boşanma vakalarının Sinan Çetin’i program yapmaya itecek kadar arttığı ülkemizde, bu ve benzeri uygulamalar pek yakın gelecekte Sinan Çetin ve izinden gideceklere yeni konular bulmalarında epey yardımcı olur gibi duruyor.

İşin şakası bir yana, hangimiz mesajlarımızın kontrol edilmesini ister? SMSTrap şirketi bir adım daha ileri giderek sitesinden, bu hack yazılımının aldığınızda kurulu gelmesini sağlayacak bir alış veriş sitesi de entegre etmekte. Bu sayede az önce bahsi geçen hukuki sorunsalı atlatmayı umuyorlar anladığım kadarı ile… “Hakim bey … ben çok unutkanımdır… yazışmalarımı webde saklamak için smstrap şirketine üye olmuştum… sonra sevgilim/eşim/arkadaşım cep telefonumu  çok beğendiğini söyleyince bende ona hediye etmiştim… Ama smstrap aboneliğimi söylemeyi unutuvermişim… zaten demiştim ya unutkanım diye…” şeklinde komik mi  komik diyaloglar… siteye SMSTrap adresinden ulaşabilisiniz.

Etiketler: , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 16th December 2009

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

hırsız tiyatro oyunuBu akşam ZKSM’de gösterime giren Hırsız adlı oyuna gittim. Genç oyuncu kadrosu ile oldukça eğlenceli bir oyun olan Hırsız tiyatro oyunun, sıkılmadan geçirilebilecek bir 2 saat vaadetmekte açıkcası. Uzun süredir FKM’de gösterimde olan oyun yanıbaşıma kadar gelince gitmemezlik etmeyyeim dedim ve iyi de etmişim aslında.

Gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkılarak hazırlanan Hırsız adlı tiyatro oyunda hayatını hırsızlıkla geçiren Selim ve iş ortağı Nihat’ın oldukça eğlenceli başlayan maceraları anlatılıyor. Hırsızlık mesleğinde kariyer yapan iki kafadar, hırsızlığı kolay para kazanmanın bir yolu olarak görmekte ve hiç yakalanmamış olmalarıyla övünmektedirler. Fakat bir akşam küçük bir dikkatsizlik sonucu Nihat’in tuttuğu günlükler polis komiseri Ertuğrul’un eline geçer ve yargılanıp hapse atılırlar. İki kafadarın hapishanede karşılaştıkları olaylarsa onların hayatını altüst edecektir. Derin bir iç muhasebeye girişen Selim, kendisi ve peşinden sürüklediği arkadaşı için bir kurtuluş yolu aramaya başlar. Gördüğü bir rüyada bunun işaretleri vardır. Ama nasıl olacaktır? İşte böyle bir anda, hapis hayatı kendisi için bir ilim irfan mektebine dönüşen Muhittin ona yardım eli uzatır ve vicdan azabından kurtulmasını sağlayacak reçeteyi sunar. Muhittinin etkilendiği “kırmızı kitap”lardan pasajlar ara ara verilmekte oyun süresince.

Hırsız adlı tiyatro oyununda, Selim ve Nihat hapisten çıkınca hatalarını telafi etme yolunda uğraş vermeye karar verirler. Çaldıklarını teker teker geri verirken bazen dramatik, bazen komik olaylarla karşılaşırlar. Onları yakalayıp hapse attıran Komiser Ertuğrul ise Selim ve Nihat’ın değiştiklerine inanmayacak ve peşlerine düşecektir. Selim’in insanlardan helallik alma macerası nasıl sonuçlanacaktır? Haklarına girdiği herkesten helallik alsa bile Allah tarafından affedilebilecek midir? Selim ve Nihat, karşılaştıkları her olayda yaşamanın çok büyük bir sorumluluk olduğunu biraz daha anlarken ümitlerin tükendiği bir zamanda ise onları sürpriz bir gelişme bekleyecektir.

Hırsız Tiyatro oyunun yönetmenliğini Birgül Ulusoy üstlenirken, dekor tasarımında ise Mehmet Kaplan’ın imzası bulunuyor. Müzikleri de oldukça başarılı. Titiz bir çalışmanın eseri olan “Hırsız”; toplumun suçlulara bakışı, günahlarından pişman olan bir insanın Allah’ın merhametine sığınması, samimi bir tövbenin etkileri gibi incelikli konuları oldukça keyifli bir dille ele alıyor.

Etiketler: , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 11th December 2009

Yorum Yok

Kategori: Güvenlik, İletişim, İnternet Servisleri

google DNSGoogle DNS, internette daha hızlı dolaşmayı sağlamak ve güvenliğinizi ve kişisel bilgilerinizi sağlamak amacı ile devreye girdi. Google DNS ile google hizmetlerinin sayısını ve erişim ağını bir adım daha ileriye götürmüş duruyor. Aslında Google DNS servisi bu alanda ilk servis değil. Daha önceleri de opendns türü servisler hizmette idiler ama google DNS sayesinde google, kendi serverları üzerinden yürütülecek bilgi akışını daha rahat takip edebileceğe benziyor.

Google DNS için Türkiyenin de aralarında bulunduğu yasakçı hukuk anlayışına sahip ülkelerin bakışı ne olacak ayrı bir merak konusu olacak sanırım :( “Hukuk, ancak bizim gibi düşünenler içindir” şeklindeki siyasi anlayışın doruk noktasındaki Türk siyaseti sanırım Google DNS hizmetine yüce Türk devletinin menfaatlerine karşı gelmesi endişesi ile bir dizi tedbir almada gecikmeyebilir. Cep telefonu ile herkesi dinleme serbestisi yaşanan ülkemizde, öyle her siteye iz bırakmadan anonym DNS siteleri ile erişime bakış açımızı merakla bekleyeceğim açıkcası.

Google DNS için IP ayarları oldukça basit aslında. Google DNS için TCP/IP üzerişnden yapılandıracağınız IP bilgileri şöyle:

8.8.8.8
8.8.4.4

Bu IP adreslerini birincil ve ikincil IP adresi olarak tanımlayacaksınız TCP/IP ayarlarında. Windows, MacOS, Linux ü,işletim sistemleri ve mobil telefon ve aygıtlarınız için ayrıntılı bilgi bu adreste verilmiş. Genel anlamda public DNS kullanımının riskleri mevcut unutmamalı. Banka bilgileriniz sonuçta ortak bir alan üzerinden transfer edilecek mesela. Ama günlük site gezintilerinde Google DNS ve diğer proxy sunucularını kullanmak internet surf hızınızı arttıracaktır.

Etiketler: , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 4th December 2009

Yorum Yok

Kategori: Sanat, Tiyatro

sunay bey tarihi ile sunay akınSunay Akın benim önce televizyondan aşina olduğum bir isim oldu aslında. Uzunca süredir İstanbulun ve yurdun çeşitli yerlerinde devam edegelen Sunay Bey Tarihi adlı oyuna ise ancak gitmek bu akşam nasip oldu. Zeytinburnu Kültür Merkezindeki Sunay Bey Tarihi adlı gösteri, Sunay Akın’ın üstün hitabet gücünün, esprilerinin ve hayat birikiminin aktarıldığı harika bir zaman dilimi oldu benim açımdan.

Elindeki oyuncak vapur ile başlıyor hikaye… Oradan Sunay Akın tarafından kurulan Oyuncak Müzesi’ne uzanıyor ve vapurla sonlanıyor… Bu görsel girişgahın sonunda da sahne, Sunay Akın’ın  sesine, mimiklerine, hikayelerine kalıyor. Spot ışığı sahnedeki Sunay Akın’a odaklanıyor. Sonrası… Sunay Akın alıp sizi derinler diye tabir ettiği diyarlara çekiyor… İlk bir saatinde derinlere dalmadan önce sığlarda gezindiriyor kendi tabiri ile ve sonrasında da derinlere dalıyor hazırladığı seyirci ile. Nasıl geçtiğini hiç anlamadığınız bir 2 saat yaşatıyor Sunay Akın Sunay Bey Tarihi ile. Sunay Akın’ın hiç sıkmayan muhteşem anlatımı ucu Nâzım’a, Mustafa Kemal’e, Kanuni’ye, Mimar Sinan’a, Müjdat Gezen’e, Kız Kulesi’ne, Edirne’ye, Van Gölü’ne, Bağdat’a, Dikilitaş’a ve daha pek çok bilinmedik sırlara uzanıyor. Aralara serpiştirilen güncel olma ve politikaya yönelik eleştirilerde bu hikayelerde kendini bulmaya çalışmanın ne kadar doyurucu olduğunu anlamaya yarıyor aslında. Ben Sunay Akın tarafından sunulan Sunay Bey Tarihi adlı oyuna ayıracağınız vaktin, kendiniz ve sevdikleriniz için çok değerli, eğlenceli ve dolu bir yaşanmışlık olacağını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Halen birçok merkezde devam edegelen Sunay Bey Tarihi gösterilerine yer ayırtmayı unutmayın…

Etiketler: ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 15th November 2009

Yorum Yok

Kategori: Tiyatro

istanbul efendisi 300x200 İstanbul Efendisi Tiyatro Oyunuİstanbul Efendisi adlı oyun, Cumartesi gecesi için arkadaşım Volkan Çakır ile keyifli bir vakit geçirmek için seçtiğim oyun oldu. İyiki de seçmişim:) İstanbul efendisi, istanbulun osmanlı zamanındaki çok kültürlü yapısına güzel göndermeler yapmakta öncelikle. Musahipzade Celal tarafından yazılan istanbul efendisi, bol çalgılı, sazlı sözlü hareketli ve oldukça eğlenceli bir hiciv.

İstanbul efendisi oyununda dönemin kadısı olan istanbul efenfidisi Salveti Efendi (Sezai Aydın), kızı Handan’ı (Selin Türkmen) evlendirmek için arap harflerindeki ebced hesaplama yöntemi ve yıldızların durumuna bakarak maiyetinden Ferhat Ağa’yı (Volkan Ayhan) damat adayı olarak seçiyor ama kız, babası olan istanbul efendisi kadı’dan habersiz gönlünü Safi Çelebi (arda Aydın) adlı bir gence kaptırıyor. Esma Hanım’ın (Derya Çetinel) bu iki aşığı bir araya getirmesi için yapılan tezgahlarla oyun şekilleniyor…

İstanbul Efedisi adlı oyunda seyirci oldukça katılımcı oldu diyebilirim. Oyunda bol miktarda eski şarkılar seslendiriliyor ve seyirci aşina olduğu bu şarıklara devamlı alkışlarla baya tempo tutturdu hatta zaman zaman tiyatrocu arkadaşlar tempoya şaşırdı bile diyebilirim :) İstanbul efendisi oyununda, oyuncuların 3 saate yaklaşan başarılı performansı benim oldukça hoşuma gitti. İkinci perdenin seyircinin arasında açılması oldukça hoş bir yaklaşım olmuş ve oyundan zaten kopmamış olan seyirciyi hemen 2. perdenin için çekti. Keyifle 2 saat vekit geçirmek isteyen tüm herkese sevdikleri insanlarla istanbul efendisi adlı bu oyuna gitmelerini gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim açıkcası. Sıkılmadan geçecek bir 3 saat garantisi verecektir istanbul efendisi oyunu. Özellikle de Klasik Türk Müziği seviyorsanız, siz ve sevdikleriniz, oyundan alacağınız lezzet bir kat daha fazla olacaktır ama klasik türk müziği hayranı olmasanızda istanbul efendisi oldukça keyifli birkaç saat geçirmeyi garanti ediyor ;)

Etiketler: , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 10th November 2009

Yorum Yok

Kategori: Hayat, Sağlık

Swine Flu Mortality

Domuz gribinden son 300 günde ne kadar ölüm gerçekleşti ve son 300 günde gerçekleşen 50milyonu aşkın ölümün ayrıntıları. Oldukça etkileyici bir grafik, paylaşmak istedim…

Etiketler: , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 9th November 2009

Yorum Yok

Kategori: Sağlık

kola Kola, Gazoz ve Sodalı İçecekler: Faydalı mı? Zararlı mı?Alkol ve sigaranın insan sağlığına zararları hakkında bir dolu kampanyalar yapılmaktayken gözden kaçan bir konu oluyor sanırım kola, gazoz ve diğer sodalı içeceklerin getirdikleri ve tabii götürdükleri. Geçen hafta yahoo sağlık sayfalarında gördüğüm bir yazı, konu hakkında beni oldukça etkiledi, paylaşmak istedim.

Kola, Gazoz, sodalı diğer içecekler ve gazoz türevleri, ve enerji içecekleri veya alkolsüz ve gazlı içecekler ile enerji içecekleri diye genelleştirebiliriz sanırım, içilebilecek en kötü seçim olmakta sağlık açısından bakıldığında! Evet yazı bu girişlerle başlıyor… On yıllar boyunca kola, gazoz ve diğer sodalı, gazlı içecekler için Amerikada extra vergi konulsun mu tartışması sürmekte olsada hangi içeceğin vücuda ne tür fayda/zarar etkisinde bulunduğunu bilerek seçim yapmak en doğrusu.

Gazlı İçecekler Vücudu Zorlamakta

Kola ve gazoz türü gazlı içcekler genellikle oldukça az veya hiç vitamin içermemekte ve diğer besin değerlerinden de mahrum bulunmaktalar. Ama asıl sorun olan kole, gazoz ve diğer gazlı içeceklerin bulundurmadıkalrı değil. Tam tersi. Sorun içerlerinde bulundurdukları bileşenler: Kafein, Karbonasyon (karbondioksit içeren sıvı) ve bol miktarda normal şeker hatta bazı kola ve gazoz türevlerinde normal şeker bile değil, yapay şeker bulunmakta. Birçok durumda kola, gazoz ve diğer gazlı içeceklerde suni renklendirici, suni tatlandırıcı ve koruyucular da bulunmaktadır.

Yapılan araştırmalar göstermektedir ki kola ve gazoz türü gazlı içecek tüketiminin yoğunlaşması, birçok sağlık problemini beraberinde taşımaktadır. Diç çürümesi, obezite, diyabet ve kalp rahatsızlıkları bu kapsamda gözlemlenen etmenler ve bu durum çocuklarda daha büyük probleme neden olmakta.

Kola, Gazoz ve Diğer Gazlı İçeceklerdeki Şeker, Neden Çok Tatlı Gelmiyor?

Birçok kola, gazoz ve fgazlı içecek türü yüksek miktarda şeker içermektedir aslında. Günlük 2000 kalriye tekabül eden tüketim tavsiyesi, 10 çay kaşığı şeker kullanımına eşittir kabaca. Ama içmekte olduğumuz birçok kola, gazoz ve diğer gazlı içecek türevi aslında bu belirtilen değerden çok daha fazla değeri bünyelerinde barındırmakta!

Peki bu kadar şeker almanın nesi sakıncalı sorusu gelebilir akla. Başlangıç olarak şekerin vücuda girmesi ile, vücutta meydana gelen olaylara göz atmak faydalı olacaktır. Normal şeker vücuda alındığında, pankreasımız insülin üretmesi için uyarılır ve pankreas insülin üertim serbest bırakır. Kandaki şekeri boşaltan hormonlar bu arada doku ve hücrelere akar. Bu nedenle insülin seviyesi artar. Yüksek insülin seviyesi bağışıklık sisteminin zayıfalamasına neden olur. Bağışıklı sistemindeki bu zayıflama ise vücudumuzun hsatalıklara karşı direncini azaltır ve hasta olma olasılığımız artar.

Ayrıca alınan ihtiyaç fazlası şeker vücutta yağ olarak depolanır ve be da kilo artışına neden olur. Bu da beraberinde kalp hastalığı ve kanser riskinin artması sonucunu doğurur. Fareler üstünde yapılan araştırmalarda yüksek şeker değerleri ile beslenen fareldeki göğüs kanserine yakalanma riskinin, normal şeker oranları ile bselenenlere oranla çok daha fazla olduğunu göstermiş durumda.

Peki ya Diyet Kolanın ve Diyet Gazozlar:

Şeker üstüne bu kadar durunca insanın aklına “iyiki diyet kola veya diyet gazoz veya diyet gazlı içecekler çıkmış yaw” demek geliyor. Ama araştırmalar gösteriyor ki günde sadece bir adet veya üzerinde kola, gazoz, veya diğer gazlı içecek tüketimi- diyet olup olmaması arasında hiç fark olmaksızın- göbek etrafında ki yağ oluşumu %30 arttırmakta.

Diyet kola, diyet gazoz ve diğer diyet gazlı içecekler doğal şeker yerine suni tatlandırıcılar kullanmakta. Aspartame, sucralose veya saccharin yaygın olarak kullanılan yapay tatlandırıcılar. Bu yapay tatlandırıcılar sağlığınız için başka bir tehdit unsuru. Örneğin Saccharin kansorejen bir madde ve yapılan deneylerde kan kanserine neden olduğu görülmekte.

Aspartame ise beyne alınan maddenin tatlı olduğu hissini gönderen bir kimyasal etkin maddeye sahip. 86 derecede aspartik asit, fenilalanin ve metanole dönüşmekte (Mide sıcaklığının 98 derece olduğunu bilmekte fayda var). Teksas Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada Aspartame’ın obeziteye neden olduğu yayınlandı. Beyni aldatma prosesi, şekere daha fazla bağlanma ile sonuçlanmakta ve karbohidrat depolanmasını arttırmakta.

Karbonasyon Kalsiyumu Tüketmekte

Gazlı içecekler fosforik asit içermekte ve bu da kandaki kalsiyum seviyesinin azalmasına neden olmakta. Kalsiyum ise kemikler için hayati. Uzun zaman yayılan kalsiyum seviyesindeki azalma kemikler üzerinde ciddi hasarlara yol açabilmekte. Bu da osteoporoz (Kemikte anormal porozite ve kırılganlığa yol açan kemik iliği ve kanalların genişlemesi) problemi ile karşılaşma riskini arttırmakta.

Kola, gazoz ve diğer gazlı içeceklerde kafein bulunması halinde sie karşılaşılan problemlere bir yenisi daha eklenmekte. Kafein, vücuttaki kjalsiyum seviyesini düşürmekte, merkezi sinir sistemine olumsuz etki etmekte ve uykusuzluk problemlerine neden olmaktadır.

Kola, Gazoz ve Diğer Gazlı İçecekleri İçmeyeceksek, Ne İçelim?

  • Su

Sağlıklı bir vücut için suyun değeri yadsınamaz. Çeşme suyu kullanmak içeriğinde bulunan safsızlıklar nedeni ile oldukça riskli olsa da edineceğiniz kaliteli bir Karbon bazlı filtre ile çeşme suyu içebilir veya piyasadaki güvenilir markalardan su ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Yolculukta yanınıza paslanmaz çelik bir termos veya cam şişe içinde su alabilirsiniz. Su’dan aldığınız keyfi arttırmak amacı ile damak tadınıza bağlı olarak nane, bal, fesleğen gibi farklı aromalar katabilirsiniz.

  • Meyve Suyu

Meyve suyundan hoşlanıyorsanız bir de aldığınız meyve suyunu üçte bir oranında sulandırarak deneyin. Böylece %100 olarak piyasada satılan meyve sularını 3 ölçek su, 1 ölçek meyve suyu şeklinde tüketmeye başlayacak, antioksidantları bünyelerine alırken aşırı şeker alımından da uzak duracaksınız. Birkaç hafta içinde konsantre meyve sularındaki o yoğun şekerli tadı unutacağınızı şaşırarak siz de göreceksiniz.

  • Çay

Çay enejinizi arttırır ve sayısız faydalara sahiptir sağlık açısından. siyah çay, yeşil çay, beyaz çay türü çaylar zengin antioksidant içerirler. Bitkisel çaylardaki antioksiadnt seviyeleri farklılık gösterebilir fakat taşıdıkalrı diğer faydalar nedeni ile tercih edilebilkir içecekler olmaya devam etmektedirler. Birçom bitki çayının rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır örneğin.

Şayet içmekte olduğunu çaylar, şeker seviyeleri itibarı ile yetersiz kalıyorlarsa tatlandırmak için normal şeker veya yapay şekerler kullanmayın. Çay tatlandırmak için bir miktar tarçın veya bir miktar bal oldukça iyi seçimler olacaktır.

Uzun ve sağlıklı bir yaşam dileklerimle ;)

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 6th November 2009

Yorum Yok

Kategori: Haber, Yazılım

giveawayoftheday logo Tam Sürüm Programlar

Tam sürüm program indirmeye yarayacak olan giveaway of the day sitesi programcılar ve geliştiriciler tarafından desteklenmeye devam ediyor. Bu sitede hergün bir tane tam sürüm program, ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor ve hiçbir ücret ödemeden, herhangi bir kısıtlama olamadan bilgisayarınıza indirmenize izin veriliyor bu tam sürüm progarmı. Her bir program sadece 24 saat boyunca indirilebilir halde kalıyor. Dolayısı ile her 24 saatte bir yeni bir program ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Burada amaç geliştiricilere bir kullanıcı kitlesi yaratıp programa gelen yorumlarla geliştiricilerin önünü açmak, kullanıcılara ise ücret verme gereği duymadan ihtiyaç duydukları programları herhangi bir kısıtlama sınırı olmadan kullanma imkanı sağlamak. Site uzunca bir süredir yayındaydı ama unutmuştum. Son zamanlarda karşıma tekrar çıkınca bilmeyenlere de duyurma ihtiyacı bu yazının doğmasına neden olmuş oldu.

Ücretsiz tam sütüm program indirip denemek isterseniz bu siteyi sıklıkla ziyaret etmenizden ziyade sitenin email listesine üye olmanızı tavsiye ederim. Ayrıca RSS okuyucu kullanıyorsanız sitenin RSS bildirimlerine de üye olarak hergün yenilene tam sürüm program yeniliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Etiketler: ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 6th November 2009

Yorum Yok

Kategori: Hayat, Sağlık

domuz gribiGeçenlerde bir hastaneyi ziyaret ettim. Burada ki bilgiler tabii ki hiçbir resmi bilgi içermemekte ama konuşmanın içeriğini çok faydalı buldum. Konu tabii ki domuz gribi idi. Daha doğrusu dönüp dolaşıp domuz gribi konusuna geldi. Nedeni de o gün domuz gribi aşısı olması için hastaneye bir ekip yollanmış. Hastane personeli ise birbirinden tamamen habersiz bir şekilde domuz gribi aşısı olmayı toptan kabul etmemiş. Bu ilginç ama bilinçsiz toplu tavırdan açıldı konu. Baş hemşire hanım 2 sağlık bakanı arasındkai laf atışmalarının kendisini çok yorduğunu belirtti. Ve domuz gribi aşısı olmamaya karar vermiş bu nedenle… Ama onu asıl endişelendiren çocuğunun durumu. Çünkü okullar çoktan ailelere, çocuklarının domuz gribi aşısı olmaları için gerekli izin taleplerini göndermişler ve ne yapacağını bilemiyor çocuğu adına… Domuz gribi herkesi tedirgin etsede hastane genel müdürü konuya sakin yaklaşıyor diyebilirim… O günkü görüşme tamamen iş bazlı olsa da domuz gribi gündeme oturdu ve bir başhemşire bir genel müdür bir ilaç satış mümessili ile beraber başladık konuyu tartışmaya :) Tabii aralarında konu ile hiç alakası olmayan kişi bendim :) Yine de 2 bakanımızın birbirini karalama kampanyalarının hafızalarda bıraktığı yıkıntıya rağmen hoş bilgiler öğrendim:

  • Domuz gribi ve diğer grip türlerinin insanı ölümcül duruma sokmasının ana nedeni virüsün grip olarak başlayan hastalığı zatürreye çevirmesi. Dolayısı ile herbir farklı bünyede nasıl farklı bir tepki vereceği henüz belirlenmeyen domuz gribi aşısı yerine zatürre aşısı tavsiye etti genel müdür. Yıllardır denenmekte ve grip aşısı veya domuz gribi aşısına göre komplikasyonları çok daha az ve kontrollü. (Kendisi de domuz gribi aşısı olmamış bu arada!)
  • Aşının bünye ile uyumunu tst eden halihazırda tek merkez varmış. Acıbadem grubu. Bünye hassasiyetini merak edenler burada kontrol altında bunu öğrenebilirlermiş. Bu bilgi ilaç satıcısı arkadaştan geldi.
  • Domuz giribi aşısının civa içerdiği ve domuzdan edinen maddeler kullanıldığı yolundaki söylentileri ise bir Glaxo Wellcome’da çalışan arkadaşına sormuş. O arkadaşı ise aşıyı olduğunu ve tavsiye ettiğini söylemiş. Tüm aşılarda olduğu gibi akışkanlığı sağlamak için domuz gribi aşısında da civa kullanılmakta olduğunu söylemiş (benim dışımda odada bulunan herkes bu bilgiden haberdardı gerçi). Her hastalık tespitinde olduğu gibi zehire karşı panzehir, zehirin kaynağından elde edilmekte. Dolayısı ile kaynağı domuz olan bu hastalığın ilaç üretiminde de tamamen kontrollü laboratuar şartlarında domuz kullanılmakta ama bu zehir-panzehir örneğindeki gibi doğal bir gelişmeymiş.
  • Domuz gribi aşısını kullansa da bu glaxo wellcome üyesi, hamile hastalara önermemekteymiş.
  • Ayrıca hemşire hanım, domuz gribinde papatya ve adaçayının etkili olduğuna dair duyumlar aldığını söyledi. İlaç satıcısı arkadaş ise, hamilelerde bu iki doğal ürünün kullanımının düşük gibi bir yan etkiye neden olabileceğini belirtti… Eşi 3 aylık hamile olduğu için konuyu o da yakından takip ediyormuş dediğine göre…

Evet dostlar… Domuz gribi amaçlı olmasada gelişen sohbetin kabaca özeti bööle… Ama benim en keyif aldığım bilgi bir profesör doktordan geldi. İlaç satıcısı arkadaşın görüştüğü şu an adını hatırlayamadığım profesör arkadaşın dediğine göre; domuz gribi genellikle geniz ve boğazlarda öncelikli tutunmakta. Dolayısı ile yan etkisiz basit bir önlem olarak tuzlu ılık suyla yapılacak gündelik gargara ve buruna çekme işlemlerinin domuz gribi ve diğer grip endişelerinden kurtulmada çok rahat uygulanacak basit bir yöntem olduğunu iletmiş.

Belirttiğim gibi domuz gribi, grip veya diğer hastalık ve hastalık şüpheleri için uzmanından yardım almakta fayda var. Ama bir hastane buluşmasının özetini aktarmak belki kimilerine faydalı olur… Domuz gribi, grip ve tüm diğer hastalıklardan uzak sağlıklı günler dileğiyle…

Etiketler: , , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 4th November 2009

Yorum Yok

Kategori: Hayat, Sanat

2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul’un tanıtım ve reklamları için yapılan afişler ortaya çıkmaya başladı. İşte 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul temalı afiş tanıtımları. Hengisini beğendiniz? Ben 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul afişlerinde ki yaratıcılıklardan aslen memnunum diyebilirim. Yine de farkli kültürlerin uğrak noktası olma özellikleri pek öne çıkmamış eleştirisinde bulunmalıyım. Buyrun 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul tanıtımı için hazırlanan görseller…

istanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Afişi-One Upon a Time2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Afişi-Vapur Temalı AfişAvrupa Kültür Başkenti istanbul Afişi- Yaprak Temasıİstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Afişi - 3Vakte Kadar İstanbul

istanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Afişi-4 Elementistanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Afişi-4 Elementin Kentiistanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Afişi-I see Istanbulistanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Afişi-Kelebeklerden Kız Kulesi2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Afişi-Lale TemalıAfiş

Etiketler: , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 4th November 2009

Yorum Yok

Kategori: Hayat

Dünyamız, güneş sisteminde oldukça ufak bir yer almakta. Kainatın keşfi yolunda ise gün be gün bir adım daha alınıyor. 3 gün önce BigBang (Büyük Patlama) teorisi ile ilgili yeni bir bulguya daha rastlandı ve Evrenin oluşumu ile ilgili bilim dünyasını heyecan sardı. Dünyamızın, güneş sistemi ve diğer yıldız sistemleri içindeki yerini anlamak için aşağıdaki grafikler yeterince bilgi verecektir sanırım. Sonuçta bir resim bin kelimeden iyidir boşuna dememişler değil mi? ;) Ne dersiniz, sizce de bu ufacık dünyamızın dışında başka canlıların yaşaması mümkün değil midir?

Dünya, venüs, mars ve merkür kıyaslaması

Dünya, venüs, mars ve merkür kıyaslaması

Dünya, venüs, mars, pluton, merkür, uranüs, neptün, saturn ve jüpiter kıyaslaması

Dünya, venüs, mars, pluton, merkür, uranüs, neptün, saturn ve jüpiter kıyaslaması

Güneş, güneş sistemindeki gezegenler ve dünyamız

Güneş, güneş sistemindeki gezegenler ve dünyamız

Güneş ve yakın yıldız sistemleri

Güneş ve yakın yıldız sistemleri

Güneş sistemi ve yakın diğer galaksiler

Güneş sistemi ve yakın diğer galaksiler

Galaksiler

Galaksiler


Etiketler: , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 31st October 2009

Yorum Yok

Kategori: Eğlence, İnternet Servisleri

Online müzik dinleme olayında favori radyo istasyonunuzun size sunduklarından fazlasına ulaşmak için elinizde iyi bir alternatif var. fizy online mzüik dinleme ve online video izleme sağlamakta ve bunu 100 üstündeki online video paylaşım sitesinden veri çekerek gerçekleştirmekte. Online müzik dinleme veya online video izleme alanında oldukça başarılı bir site olmasının yanında bir diğer özelliği yapımcılarının Türk olması. Türk ceza kanunundaki eksiklikler nedeni ile sık sık yasaklanan online video paylaşım sitelerine gelen yasakları da geçmenin adresi olarak kullanılabilir fizy. Online müzik dinleme için sunduğu arabirimin sadeliği, sonuçları aktarmadaki hızı ve online video izlemede arama yaptığı video paylaşım sitelerinin bolluğu ile fizy.org, benim en sık ziyaret ettiğim online müzik dinleme ve online video izleme sitesi olma özelliğinde.

Online müzik dinleme veya online video izleme alışkanlığınızı youtube gibi baş aktörlerden kaydıracağını düşündüğüm bu siteyi ziyaret etmenizi ve online müzik dinleme veya online video izleme alışkanlıklarınıza etkisini şahsen kontrol etmenizi salık veririm… Arabiriminin sadeliğinin sizi şaşırtmasına izin vermeyin ve bu online müzik dinleme, online video izleme sitesine bir deneme ziyareti gerçekleştirin. Pişman olmayacağınızı düşünüyorum ;) fizy 300x177 Online Müzik Dinleme ve Online Video İzleme

Etiketler: ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 31st October 2009

Yorum Yok

Kategori: İnternet Servisleri

Komik fotoğraflar elde etmek için photoshop önünde zaman harcamaya paydos dedirten, çok başarılı bulduğum bir fotoğraf işleme, fotomontaj sitesi photofunia. Sitenin en başarılı özelliği gönderdiğiniz resimdeki yüz hatlarını otomatik keşfedebilmesi! Facetdetection adını verdiği bu özellik sayesinde hakikaten çok başarılı fotomontajlar elde etmek mümkün photofunia‘da. Bu sayede de eş dostunuzla eğleneceğiniz çok eğlenceli ve komik fotoğraflar elde edebiliyorsunuz. Gönderdiğiniz fotoğraflarda fotomontaj için gerekli yüz hattını belirleyemezse hata verip daha net bir fotoğraf göndermenizi istiyor eğlenceli ve komik fotoğraflarınızı oluşturmak için. Site İngilizce ama açık söylemek gerekirse komik foroğraflarınızı oluşturmak için neredeyse hiç İngilizce bilgisine ihtiyaç duymayacağınız bir fotomontaj sitesi photofunia. Favori sitelerinize ekleyip sevdiklerinizi şaşırtacak eğlenceli ve komik fotoğraflar oluşturmanızı sağlayacak bu fotomontaj sitesini yakın takibe almakta fayda var. Sitede bulacağınız 100′e yakın fotomontaj alternatiflerin bir kısmını aşağıda gözlemleyebilirisiniz…

photofunia 246x300 Fotomontaj: Komik fotoğraflar için PhotoFunia

komik fotomontaj sitesi photofunia


Etiketler: , , , , , ,

Yazar: admin


Gönderim Tarihi: 31st October 2009

Yorum Yok

Kategori: İnternet Servisleri

Stock Photo paylaşım siteleri sadece webmaster ve designerlar için değil, digital sunum ihtiyacı duyulan her alanda hepimiz için hayatımızı kolaylaştıran yardımcılar olmakta. Aslında sonuç yanında nitelikte önemli tabii ama ben en başarılı stock photo sitelerinde bir anahtar kelime için en fazla hangi sonuçlara ulaşabilirimi test edeyim dedim ve en başarılı stock photo paylaşım sitelerinde istanbul kelimesini arattım… işte buyrun sonuçlar :)

Flickr: 700,000 üstünde sonuç getirdi! Ve getirdiği sonuçlar gerçekten oldukça kaliteli sayıda stok photo içermekte. Stock photo arayışlarında olmazsa olmaz bir başlangıç noktası olduğu kuşku götürmez bir site flickr…. İlk sayfasında gelen sonuçlardan bir kısmını aşağıya aldım…

flickr 300x226 Stock Photos: Stock Photo Paylaşım Siteleri

EveryStockPhoto: 2,000 üstünde stock photo sonucu getiren site ne yazık ki flickr kadar başarılı bir eşleşme ile sonuçları getirdi diyemeyeceğim. İlk sayfasında gelen stock photo sonuçlarına bakıp kararı siz verebilirsiniz…

everystockphoto 300x113 Stock Photos: Stock Photo Paylaşım Siteleri

StockXchng: 600 sonucuna rağmen, getirdiği stock photo alternatifleri anahtar kelimeyle daha uyumlu. Arabirim ve sunumunu başarılı bulduğum bir site… İlk sayfa sonuçlarına ait ekran görüntüsü altta…

sxc 236x300 Stock Photos: Stock Photo Paylaşım Siteleri

MorgueFile: 30a yakın stock photo sonucu getiren sitenin arabirimi kullanışlı. Alakasız stock photo alternatifleride karşımıza çıkabilsede stock photo aramalarınızda kullanımında fayda olabilecek bir site…

morguefile 232x300 Stock Photos: Stock Photo Paylaşım Siteleri

StockVault: 3 sonucu ile hayal kırıklığı yaşatsada stock photos konusunda başarılı bir site StockVault. Sonuçların ekran görüntüsü aşağıda… Eminim başka anahtar kelimeler için daha başarılı sonuçlar getirebilecektir.

stockvault 300x102 Stock Photos: Stock Photo Paylaşım Siteleri

Umarım stock photo ihtiyaçlarında sizde ihtiyaçlarınıza uygun çözümlere bu siteler yardımı ile rahatça ulaşabilirsiniz…

Etiketler: , , , , , , , ,